BİLEKLERİMDEN Kelepçe hiç eksik olmadı’ki

Yazan: 11 Ağustos 2011  
Kategori: Yayınlanmış yazilarım

Sıkıyor bileklerimi son bağladıkları. Kurtulma umudu’da azaldı.

Mehmet Tevfik

Mehmet Tevfik

Çekiştirdikçe son bir ümitle, daha da acıtıyor canımı. Belki günün birinde bir can havliyle el sallarım tek elimle.

Sıfatlarla birbirimize taktığımız kelepçeler bileklerimizi acıtıyor.Fakat kimse’ de kurtulmak için kelepçelerinden çaba sarfetmiyor. Sıfatlardan oluşan kelepçeler insanlığın ortak paydası,ortaklaşa hazırlanıp kimlik’siz damgası yememek uğruna gönülü takılıyor.
Zaman yüklüyor sıfatları beynimize insanları sıfatlarıyla anlamaya, değerlendirmeye tabi tutuyoruz. Tanışınca biriyle sıfatlarımızdan bahsediyoruz biri olup, birileriyle konuşuyoruz.
Önceleri çocuk, öğrenci, asistan,doçent belki iyi bir iş adamı, sanatçı, anne baba, ve bunun gibi sayamıyacağımız kadar sıfat yüklü birileri oluveriyoruz.Sahip olduğumuz kelepçeler’i bileklerimizde bir güzel cilalayıp duruyoruz. Cilaladıkça başarılı,espirili, kibar, cessur, mutevazi vb. gibi bir şeyler oluyoruz. Ailemizin koyduğu kurallar manzumesi içinde yaşamak belki’de yaşlanmak zorundayız. Sıfatlardan oluşmuş kelepçeler böyle takılıyor. Bağımlılık kaçınılmaz kurtulmaksa imkansız.

Zaman yüklüyor sıfatları beynimize insanları sıfatlarıyla anlamaya, değerlendirmeye tabi tutuyoruz. Tanışınca biriyle sıfatlarımızdan bahsediyoruz biri olup, birileriyle konuşuyoruz.
Önceleri çocuk, öğrenci, asistan,doçent belki iyi bir iş adamı, sanatçı, anne baba, ve bunun gibi sayamıyacağımız kadar sıfat yüklü birileri oluveriyoruz.Sahip olduğumuz kelepçeler’i bileklerimizde bir güzel cilalayıp duruyoruz. Cilaladıkça başarılı,espirili, kibar, cessur, mutevazi vb. gibi bir şeyler oluyoruz. Ailemizin koyduğu kurallar manzumesi içinde yaşamak belki’de yaşlanmak zorundayız. Sıfatlardan oluşmuş kelepçeler böyle takılıyor. Bağımlılık kaçınılmaz kurtulmaksa imkansız.
Kelepçesizliğin kimliksizlik olduğu bir dünyada, zaman içerisinde her kez kelepçesini gönüllü takar olmuş.Kelepçeden kurtulmak sa kimsenin düşünmediği bir kavram olarak hayatımızda hep var. Zaman içerisinde alıştığımız bu kavram’lar yaşantımızın bir adım önünde gidiyor. Büyüdük Anne, Baba olduk kendimize takılan kelepçeleri çocuklarımıza takmaya başladık.
Çevremizdekilere, belkide henüz yeni tanıştığımız birilerine, bizlere takılan sıfatlardan takmak istedik.Her ne olduysak kelepçelerimizi bir başkasına takabilmek için didindik durduk. Hayat her geçen gün yeni bir şeyler öğretiyordu bizi değişmeye zorluyorken başarılı bir iş adamı, kibar, iyi bir eş, ve ya Mütavazi olunmuyor.
Her zaman iyi bir eş iyi bir baba yaratıcı bir sanatçı, kibar olmak mümkünmü?
İnsan dediğin sıfatsız olmalı ki kendine kattığı her değerle değişebilme özgürlüğünü yaşasın.
Bileklerimiz’de ailemizden çevremizden arkadaşlarımız’dan takılmış olan kelepçeleri parlatıyoruz üzerlerine ilave sıfatlar ekleyip yaşamaya çalışıyoruz. Yaşamak için çabaladıkça da yerimizde sayıp duruyoruz.
İnsan dediğin gidebilmeli her zaman her yere gidebilmeli değişmeli üzerinde her hangi bir sıfat taşımadan değişmeli. Kurtulmalı kelepçelerden atmalı tüm sıfatları üzerinden.
Kelepçelerimden neden kurtulamıyorum neden acıtıyor bileklerimi?
Kelepçelerle gönüllü olarak bileklerini acıtan bizler sıfatsız kimliğimizle sevilmemekten mi korkuyoruz?
İnsanı değil de sahip olduğumuz sıfatları mı seviyoruz yoksa?
Sıfatlarımıza bu kadar hayranken onlarla yatıp kalkıyorken kim çıkarır kelepçelerini?
Bu yüzden hayal kuruyorum sevdiğim bütün insanları buradan çok uzaklara götürüp kelepçelerini çözmek ve onlarla hiç kimse olarak, sıfatsız yaşamak istiyorum istemesine de gelmezlerki!
Tüketmiyorum umudumu kurtulmak için kelepçelerimden, belkilere kurdum yaşamımı. Uzun zaman oldu sıfatlarımı bırakalı bir zincirlerim birde, kelepçeler, sıkıyor bileklerimi ,kurtulmak istiyorum bileklerime takılı kelepçelerden; canım acıyor belki bu gün belki yarınlarda arıyorum kurtuluşu arınmış tüm sıfatlarından sevdiklerimin gelmiyeceklerini bile bile , El sallamak istiyorum elveda derken!
Kelepçesiz.Eller’imle.

Bu yazı Pazar, 20 Haziran 2010, 16:14 tarihinde Gazete Bayern Yazarlarımız kategorisi altında yayınlandı.


Google AdSense kodunuzu buraya girin.

Yorumlar


Yorumunuzun yanında istediğiniz resmin görünmesini istiyorsanız gravatar edinin!