Dördüncü Yaşam

Kıbrıs  ikinci vatanım hayatımdaki güzel, anıların, özel insanların toplamının yaşadığı bir ada. Bin dokuz yüz doksan iki yılında tanıştım bu cennet adayla. Büyük Ada’da doğup büyüdügümden olsa gerek çok çabuk ısınmıştım. Stare Günaltay, Lapetos Otelin sahibinin kızı Tijen ve eşi sayesinde aynı yıl Kıbrısa Almanyadan çarter seferleri düzenleyerek Ada turizimine ilk adımı atmıştım. Yıllar içerisinde Kıbrıs’ı vatan kabul etmiş yıllık geceleme sayısını üçyüz binin üzerine taşımıştım. Derler ya insan en büyük kötülüğü en yakınından görürmüş diye. Öyle bir durumu Bin dokuz yüz doksanbeş yılında yaşadım. Kıbrıs’a yolcu göndermek artık keyif vermiyordu. Bin dokuzyüz dosan yedi den sonra bir daha hiç yolcu göndermedim. Antalya, Dalaman ve İzmir’e yoğunlaşmıştım. Milenyum iki bin yılında antalyaya Türk Hava Yolları ile düzenlediğim son çaharter seferinden sonra bir daha hiç uçak kiralamadım. Aldatılmışlığın kandırılmışlığın üstesinden manen bir türlü gelemiyordum.

2001 yılı ve Türkiyede yeni bir hayat. Burası Side Anı Motel burayı beş yıllığına kiraladım hem dinlenme hem iş olarak düşündüm ömrümün geri kalanını burada geçirebilirdim ve bütün planlarımı bunun üzerine kurdum çok kısa bir sürede harabe olarak kiraladığım bu yer Side nin en gözde butik otellerinden biri oluvermişti. Otuz yıl sonra Türkiye de bir iş yapmaya kalkmıştım. Talihim burada’da yüzüme gülmemiş tüm özverilerime karşı malesef diğer tanıdıklarım gibi dolandırılmış Büyük paralar kaybederek 2005 yılının sonunda tekrar Almanya’ya  dönmek zorunda kalmıştım.Hoş Almanyadaki bazı iş yerlerim daha duruyordu maddi bir sıkıntı vermedi.  Hayat bir kez daha oyununu oynamıştı Side belediye Başkanının Ankara da Üniversite yıllarında ki bir arkadaşına kiraya verilmek üzere tesisi bırakmak zorunda kalmıştım 2006 yılının Agustos ayına kadar ödediğim kirayı almak şöyle dursun tüm otel ekipmanlarım da onun bunun elinde kayıp olmuştu. Evet Almanyadan bakınca orası Türkiye Cumhuriyeti Yıl 2005 ben Almancı para bol dediler başımı yediler. Parmaksız Zeki Kardeşi Binbaşı Sayın belediye Başkanı kulaklarınız çınlıyormu? Şimdilerde Almanyadayım mutsuz geri döneceğim günün hayali ile baş başa gün sayıyorum.

Dönüşüm muhteşem olacak. Unutmayın az kaldı tekrar görüşeceğiz inşallah. Bu arada haberlerinizi alıyorum Zeki bey sizde otelinizi kaybetmişsiniz geçmiş olsun demiyeceğim.Sayın Başkan sizde ne yazık’ki seçimleri kaybetmişsiniz eh yediklerinizi üst üst’te koyarsanız pansiyonculuk yapmak zorunda kalmazsınız. Anı moteli  Kiraya verdiğiniz Ankaralı arkadaşınızda ifllas etmiş ve kapatmış moteli. Bana teklif etti etmesine de kime güvenceğimi bilemediğimden artık Türkiyede iş yapmamaya karar verdim. Benim bıraktığım vatan bu değildi söz ağızdan çıkardı senet sepet böyle şeyler bilmezdik yıllarca ticaret yapan biri olarak tespitlerim küçük bir istisnanın dışında insanların para uğruna her şeyi yapabilecek duruma gelmiş olmaları en yakınlarına bile kazık atabilmeleri, kardeşlik, akrabalık, ve arkadaşlık mevhumlarının bile çıkar ilişkileri üzerine kurulmuş olması beni daha da çok üzmüştü. Günün birinde tekrar Türkiyede yaşamaya karar verirsem her halde insanlara güvenme konusunu bir kaç kez düşünürüm. Nakliyecilkten Turizm’e geçişim 1989 Asya Tour ile başladı. Daha çok yabancı guruplar ve işçilere otobüs bileti sattığımız yıllardı.

 

Google AdSense kodunuzu buraya girin.

Yorumlar


Yorumunuzun yanında istediğiniz resmin görünmesini istiyorsanız gravatar edinin!