Hayatın getirdikleri
Yazan: Özkartal Mehmet Tevfik 24 Kasım 2013
Kategori: Bir Ömür dört Yaşam
Her şeye rağmen imkansız olduğunu bildiğim bir aşk vardı gönlüme düşen. İmkansız olmasına rağmen mükemmeldi. Birbirimizden asla vaz geçemiyorduk. Aslında bu sadece benim duygularımdı diyebilirim belkide. O kendini ilişkimizin aşka dönüşmemesi gerektiğine inandırdığından kontrollü davranışlarından vazgeçemiyordu. Benimle birlikteyken çok eğlendiğini, mutlu olduğunu, söylerdi. Belkide henüz duygularının farkında bile değildi. Dostluk üzerine kurulmuş bir ilişkinin sonunda belkide saygı, sevgi bağı oluşmuştu aramızda. Bir yandan duygularıma karşılık verememenin sıkıntısı diğer yanda iyi bir dostunu kaybetme korkusu. Bu ikilemde sıkışmış ve nasıl davranacağı konusunda bir türlü karar veremiyordu. Bense o pes edinceye kadar, onca yaşanmışlığın ardından kimin yazdığını bile bilmediğim Su ile Ateşin hikayesini düşünüyordum.
Ateş bir gün suyu görmüş, yüce dağların ardında; sevdalanmış onun deli dalgalarına. Hırçın kayalara vuruşuna, yüreğindeki duruluğa demiş ki suya, gel sevdalım ol. Hayatıma anlam veren mucizem ol. Su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa al demiş yüreğim sana armağan. Sarılmış ateşle su birbirine sıkıca kopmazcasına. Zamanla su buhar olmaya ateş kül olmaya başlamış. Ya kendisi yok olacakmış ya aşkı. Devamını oku