CAN DOSTUM
Yazan: Özkartal Mehmet Tevfik 14 Şubat 2012
Kategori: Bir Ömür dört Yaşam
Tüm haftanın yorgunluğunu üzerimden atmak, olanları unutmak ve güzel bir pazar gününe uyanmak umuduyla girmiştim o gece yatağa. Yatağa girdiğimde bir an olsun bütün sıkıntılarımdan kendimi soyutlayıp kapatmıştım gözlerimi, eşime göre; sıkıcı, berbat zor bana göre; yaşam, sevinç, güzellik, sürprizlerle dolu bir dünya.
Bu şekilde uykuya dalan İhsan öğlene kadar uyurdu herhalde; nerde! Gözlerimi bile kırpmamıştım bütün gece. Staki ile son yazışmam’da yıllardan beri aradığım dostumun beni, arayacağı haberi; yetmiş artmıştı uykumu yenmeye.
Gözlerim açık yağmurun sesi kulağımda, kuş cıvıltıları konser veriyorlar sanki sabahın seherinde. Kalktım, pencereye yöneldim. Artık sıgara dumanından rengi belli olmayan perdeyi biraz araladım. Hava kapalıydı. Bulutlar gökyüzünü kaplama konusunda adeta birbirlerine nazire yapıyorlardı. Bu, içi gibi kapalı ve ağır havayı görünce keyfim kaçmıştı. Bilgisayara baktım; bir haber yoktu hennüz dostumdan. Canım sıkılmıştı, aceleyle giyinirken, bir an önce dışarı çıkp hava almak istiyordum. Devamını oku
Lydia’ya mektup var
Yazan: Özkartal Mehmet Tevfik 05 Şubat 2012
Kategori: Yayınlanmış yazilarım
Gözlerinde çocuksu bir bakış arıyorum!
Kollarını açıp çağıran, sarılıp sarmalamak isteyen bir kadının karşısında durup bakıyorum. Gerçek misin? Senden önce bir benzerin durdu orada, onda‘ da aynı heyecanı görmüştüm. Aynı senin baktığın gibi, sevgi dolu gözleri vardı.
“Ben onun gibi değilim” diyebilirsin. Senin yerinde olsaydım, ben de aynı sözleri söylerdim, ne kadar diğerlerine benzediğimi bilmeden.
İki yol var önümde; ya ne olursa olsun diyerek dalarım aşkın denizine bu ayın 11‘inde , ya kaçar giderim benim bunları kaldırmaya gücüm yok diye.
Gitmek işin kolay kısmı ve akıl önce kolayı seçiyor. Aslında zorla uğraşmayı da sevdim yıllardır ama tükenmiş bir anıma denk geldin. Tenim seninki kadar genç değil kalbim, zaten zorla atıyor. Kaçmak ve yok olmak en kolayı, hiç değmemiş saymak kelimelerimi aklının derinliklerine, bunu yapabilirim.
Zor olan ise kalıp savaşmak! Ancak bu savaşın yel değirmenleriyle yapılacağı kuşkusu yiyip bitiriyor içimi. Havaya savrulan kılıcımın, sonunda kendime saplanacağından kokuyorum. Konservativ aile geleneği.
Akışına bırakabilirim her şeyi, ne olacaksa olsun diyebilirim. Sen nereye sürüklersen, oraya doğru giderim. Çarpıp durduğumda tekrar ayağa kalkar, yine yalnızlığıma sarılır, aslanlar gibi yürür giderim. Bu cesarete sahibim ama bir şartla, kalbime söz geçirmem gerekiyor.
İçim sana akmadan, hayale kapılmadan, sadece geleni görüp onunla yetinerek devam edebilirsem, zararsız çıkarım yeni başlayacak bu ilişkiden. Devamını oku