Anılar’dan bir Demet
Yazan: Özkartal Mehmet Tevfik 08 Şubat 2004
Kategori: Anılar
Ne yaparsanız yapınız, yabancı bir ülkeye alışmak intibak etmek öyle pek kolay olmuyor. Tanımadığınız bir yaşam biçimi yeni bir kültür ilk başlarda ilgi çekici oluyorsada zaman içerisinde insanları ne kadar yanlızlaştırdığını komşuluk, dostluk, ahbaplık, hatta akrabalık gibi güzel ilişkilerin yozlaştığına şahit oluyorsunuz. Uzun bir yaşama baktığınızda ise hiç bir şeyin sahibi olmadığınızı fark edip sistemin insanları nasıl makinalaştırdığını, ben duygusunun her geçen gün biz’in yerini aldığını görüyorsunuz. İşin en kötü tarafı ise memleketinizde size vurulan Almancı, Almanyada yabancı damgasını bir türlü atamıyorsunuz üzerinizden.
Sonunda bir ömürde dört yaşam var olmayan iki vatan arasında gidip geliyorsunuz. 1985 yılı izin dönüşünde oğlum Oktar ile Almanya’ya dönüş yolunda Romanyada soyolduk.Pasaportlarımız paramız her şeyimiz çalındı.Şoktaydık ne yapacağımızı bilemeden Bükreş Başkonsolosluğundan yardım istedik bir hafta sonra Türkiye’ye seyyahat belgesi alabildik. Düşünebiliyormusunuz bir Türk vatandaşı olarak Türkiye’ye seyyahat belgesi için bir hafta Bükreşte kalıyorsunuz nerede kalıyorsunuz ne yiyorsunuz paranız varmı diye soran bile yok. Sonunda Köstenceden Haydarpaşa feribotuna binerek Haydar paşaya geliyorsunuz. Devamını oku